2.09.2012

 
Gönlüme dedim ki:
Önde olmaya heves etme,
Lûtuf merhemi ol.
İnciten diken olma.
Kimseden sana bir kötülük gelmesini istemiyorsan,
Kötü sözlü, kötülük öğreten, kötülük düşünen olma.
Her hâlinle amel-i sâlih içinde ol.”
.
Hazret-i Mevlânâ -kuddise sirruh
 
Gönüldeki duyguların da, gönülde uzun zaman kalmaması gerekir.
Bu yüzdendir ki, duyguları, düşünceleri, söyleyişte, anlayışta, gönül için bir boşalma bir ferahlık vardır..!
Bu hal gönülde bulunan mahpus bir kuşun uçmasına benzer..
Fakat, ey gönlümün kuşu gizlice uç; göz önünde apaçık uçma..!
.
Mevlâna Celâleddin-i Rûmî
Gönül ki Allah’ın evidir,
Elbette kendisine ateş değmeden de yanar ve
O yanıştan kainata nur üstüne nur saçılır..!
İskender Pala
 
Mübarek alimlerden Zenbilli Ali Efendi hanımından hiç memnun değilmiş.
Bir gün yolculuğa çıkmış.
Yolda giderken, iki kişiye rastlamış.
Beraberce yollarına devam etmişler.
Bir müddet gittikten sonra acıkmışlar; adamlardan biri: ‘Allah’ım bize yemek gönder!’ diye dua etmiş.
Bakmışlar ki karşıdan bir adam elinde bir tabak yemekle geliyor.
Karınlarını doyurmuşlar. Tekrar yola çıkmışlar; yine karınları acıkmış.
Bu sefer diğer adam dua etmiş: “Allah’ım bize yemek gönder!”
Yine karşıdan bir adam elinde yiyeceklerle gelip, bunlara ikram etmiş.
Bir müddet daha gitmişler ve yine mola vermişler.
Sıra Zenbilli Ali Efendiye gelmiş.
Biraz düşünmüş ve sonra şöyle dua etmiş;
“Ya Rabbi bu kardeşler kimin hatırı için senden yiyecek istedilerse
Ben de onun hürmetine senden yemek istiyorum.
Bakmışlar ki, karşıdan iki adam ellerinde çeşit çeşit yemeklerle, şerbetler geliyor.
Adamlar çok şaşırmış ve: “Nasıl dua ettin?” diye sormuşlar.
Zenbilli Ali Efendi demiş ki: “Önce söyleyin siz nasıl dua ettiniz?”
Adamlar, “Biz duamızda: “Allah’ım, bize karısının zulmüne sabredip
erenler arasına karışan Zenbilli Ali Efendi hürmetine yiyecek gönder” diye dua ettik” demişler.
İşte o zaman Zenbilli Ali Efendi, işin farkına varmış.
Arkadaşlarına: “Benim yolculuğum burada bitiyor. Evime dönmem gerekiyor..” demiş.
O mertebeyi karısının eziyetlerine katlanarak elde ettiğini anlamış.
.
Hekimoğlu İsmail
 
Hiç kimse demesin, “İçime şu geliyor, bu geliyor..
Şöyle bir kalbî problemim var.”
İçine o geliyor da sen üst üste kırk gece kalkıp o iş için ağladın mı?
Başını yere koydun, alnını yaşlar içinde buldun mu?
Neden mazeret beyan ediyorsun?
Yüreğinle Allah’a teveccüh et, yalvar yakar!
“Tut elimden Allah’ım, tut ki edemem sensiz!” de.
Rica ederim, onun uğrunda yüreğinizi parçalamadan
Yüreği parçalanmış insanlara lütfedilen şeyleri beklemeyin.
O bazen ekstradan da lütfedebilir; ama umumiyetle aldığınız risk kadar,
Gösterdiğiniz gayret ve cehd kadar mükâfat vardır.
Hele siz bir gecenize gündüz boyası çalın, o da sizin gecenizi gündüz yapsın.
Siz dünya gecelerinizi gündüz yapın, o da ahiret karanlıklarını aydınlığa tebdîl eylesin.
Allah, eşiğine baş koyan yüzleri çiğnetmez ve mahcup etmez;
Yeter ki siz yürekten ona yönelin ve
“… Edemem, sensiz asla edemem!” deyin.
.
M. Fethullah GÜLEN